Cuma Günleri Okunacak Dualar | Türkçe Anlamları ve Hadis-i Şerif

İslam dinimizde Cuma günleri hangi dualar okunacak ve Cuma günü okunan en sevap Dualar nelerdir? İşte en çok okunan Dualar ve Türkçe anlamları. İslam dininde Cuma günleri bayram günüdür. Cuma Namazının önemi bu nedenden çok büyüktür. Cuma günleri yapılan ibadetler iki kat sevaptır. Aynı şekilde edilen günahlarda iki kat da günahtır.

Cuma Günleri Okunacak Dualar ve Türkçe Anlamları

İslamiyet öncesi dönemde, haftanın 6. gününe “Arube” deniyordu. Bu isim daha sonra Cuma oldu. Aynı ismi taşıyan surede: “ Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” buyurulması, Cuma namazı kılınmadan önce de günün bu adla anlıdığını ve toplantı günü olduğunu göstermektedir.

Cuma günleri okunacak dualar içinde Yasin-i Şerif okumak çok büyük sevaptır. Cuma gecesi ise, Duhan ve Kehf surelerini okumak çok sevaptır.

Yasin Suresi Arapça Okunuşu

Bismillâhirrahmanirrahim

  1. Yâsin
  2. Vel kur’ânil hakim
  3. İnneke le minel murselin
  4. Âlâ siratim mustâkim
  5. Tenzilel azizir rahim
  6. Li tunzira kavmem mâ unzira âbâuhum fehum ğafilun
  7. Le kâd hâkkâl kâvlu âlâ ekserihim fehum lâ yu’minun
  8. İnnâ ceâlnâ fi â’nâkihim âğlâlen fe hiye ilel ezkâni fehum mukmehun
  9. Ve ceâlnâ mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynâhum fehum lâ yubsirun
  10. Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minun
  11. İnnemâ tunziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmâne bil ğaybi fe beşşirhu bi mâğfirativ ve ecrin kerim
  12. İnnâ nâhnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemu ve âsârahum ve kulle şey’in âhsâynâhu fi imâmim mubin
  13. Vadrib lehum meselen ashabel karyeti iz câehel murselun
  14. İz erselnâ ileyhimusneyni fe kezzebuhumâ fe âzzeznâ bi sâlisin fe kâlu innâ ileykum murselun
  15. Kâlu mâ entum illâ beşerum mislunâ ve mâ enzeler rahmânu min şey’in in entum illâ tekzibun
  16. Kâlu rabbunâ yâ’lemu innâ ileykum le murselun
  17. Ve mâ aleynâ illel belâğul mubin
  18. Kâlu innâ tetayyârnâ bikum leil lem tentehu le nercumennekum ve le yemessennekum minnâ âzabun elim
  19. Kâlu tairukum meâ’kum ein zukkirtum bel entum kavmum musrifun
  20. Ve câe min aksâl medineti raculun yes’â kâle yâ kavmittebiul murselin
  21. İttebiu mel lâ yes elukum ecrav vehum muhtedun
  22. Ve mâ liye lâ a’budullezî fetaranî ve ileyhi turceun
  23. E ettehîzu min dunihi âliheten iy yuridnir rahmânu bi durril lâ tuğni ânni şefââtuhum şey’ev ve lâ yunkizun
  24. İnni izel le fi dâlâlim mubin
  25. İnni âmentu bi rabbikum fesmeun
  26. Kîyledhulil cennete kâle yâ leyte kâvmi yâ’lemun
  27. Bimâ ğâfera li rabbi ve cealeni minel mukramin
  28. Ve mâ enzelnâ âlâ kavmihi mim ba’dihi min cundim mines semâi ve mâ kunnâ munzilin
  29. İn kânet illâ sayhatev vâhîdeten fe izâ hum hamidun
  30. Yâ hasraten âlel ibadi mâ ye’tihim mir rasulin illâ kânu bihi yestehziun
  31. Elem yerav kem ehleknâ kablehum minel kuruni ennehum ileyhim lâ yârciun
  32. Ve in kullul lemmâ cemi’ul ledeynâ muhdarun
  33. Ve âyetul lehumul erdul meytetu ahyeynâhâ ve âhrâcnâ minhâ hâbben feminhu ye’kulun
  34. Ve ceâlnâ fihâ cennâtim min nâhiliv ve â’nâbiv ve feccernâ fihâ minel uyun
  35. Li ye’kulu min semerihi ve mâ âmilethu eydihim efelâ yeşkurun
  36. Subhânellezi hâlekâl ezvâce kullehâ mimmâ tumbitul erdu ve min enfusihim ve mimmâ lâ yâ’lemun
  37. Ve âyetul lehumul leylu neslehu minhun nehâra fe izâ hum muzlimun
  38. Veş şemsu tecri li mustekârril lehâ zâlike tâkdirul azizil âlim
  39. Vel kamera kaddernâhu menâzile hâttâ âde kel urcunil kâdim
  40. Leşşemsu yembeği lehâ en tudrikel kâmera velel leylu sâbikun nehâri ve kullun fi feleki yesbehun
  41. Ve âyetul lehum ennâ hâmelnâ zurriyyetehum fil fulkil meşhun
  42. Ve hâlâknâ lehum mim mislihi mâ yârkebun
  43. Ve in neşe’ nuğrikhum felâ sârihâ lehum velâhum yunkazun
  44. İllâ rahmetem minnâ ve metâân ilâ hin
  45. Ve izâ kile lehumutteku mâ beyne eydikum ve mâ hâlfekum leâllekum turhâmun
  46. Ve mâ te’tihim min âyetim min âyâti rabbihim illâ kânu ânhâ mu’ridin
  47. Ve izâ kile lehum enfiku mimmâ razekakumullâhu kâlellezine keferu lillezine âmenu enut’imu mel lev yeşâullâhu at’âmehu in entum illâ fi dâlâlim mubin
  48. Ve yekulune metâ hâzel vâ’du in kuntum sâdikin
  49. Mâ yenzurune illâ sayhatev vâhîdeten te’huzuhum vehum yehissimun
  50. Felâ yestetiune tâvsiyetev ve lâ ilâ ehlihim yârciun
  51. Ve nufihâ fis suri fe izâ hum minel ecdâsi ilâ rabbihim yensilun
  52. Kâlu yâ veylenâ mem beâsenâ mim merkâdinâ hâzâ mâ veâder rahmânu ve sadekâl murselun
  53. İn kânet illâ sayhâtev vâhîdeten feizâ hum cemi’ul ledeynâ muhdarun
  54. Fel yevme lâ tuzlemu nefsun şey’ev velâ tuczevne illâ mâ kuntum tâ’melun
  55. İnne ashâbel cennetil yevme fi şuğulin fâkihun
  56. Hum ve ezvâcuhum fi zilâlin alel eraiki muttekiun
  57. Lehum fihâ fâkihetuv ve lehum mâ yeddeun
  58. Selâmun kavlem mir rabbir rahim
  59. Vemtâzul yevme eyyuhel mucrimun
  60. Elem â’hed ileykum yâ beni âdeme el lâ ta’buduş şeytane innehu lekum âduvvum mubin
  61. Ve eni’buduni hâzâ sîrâtum mustekim
  62. Ve lekâd edâlle minkum cibillen kesiran efelem tekunu ta’kilun
  63. Hâzihi cehennemulleti kuntum tuâdun
  64. İslevhel yevme bimâ kuntum tekfurun
  65. El yevme nâhtimu âlâ efvâhihim ve tukellimunâ eydihim ve teşhedu erculuhum bimâkânu yeksibun
  66. Velev neşâu letâmesnâ âlâ â’yunihim festebekus sîrâtâ fe ennâ yubsirun
  67. Velev neşâu le mesâhnâhum âlâ mekânetihim femestetâu mudiyyev ve lâ yârciun
  68. Ve men nuâmmirhu nunekkishu fil halki efelâ yâ’kilun
  69. Ve mâ âllemnâhuş şi’râ ve mâ yembeği lehu in huve illâ zikruv ve kur’ânum mubin
  70. Li yunzira men kâne hâyyen ve yehikkâl kâvlu âlel kâfirin
  71. E ve lem yerav ennâ halâknâ lehum mimmâ amilet eydinâ en’amen fehum lehâ mâlikun
  72. Ve zellelnâhâ lehum fe minhâ rakubuhum ve minhâ ye’kulun
  73. Ve lehum fihâ menâfiu ve meşâribu efelâ yeşkurun
  74. Vettehâzu min dunillâhi âlihetel leâllehum yunsarun
  75. Lâ yesteti’une nâsrahum vehum lehum cundum muhdarun
  76. Felâ yahzunke kavluhum innâ nâ’lemu mâ yusirrune ve mâ yu’linun
  77. Evelem yerâl insânu ennâ hâlâknâhu min nutfetin fe izâ huve hâsimun mubin
  78. Ve darabe lenâ meselev ve nesiye halkâhu kâle men yuhyil izâme ve hiye ramim
  79. Kul yuhyihellezi enşeehâ evvele merrati ve huve bi kulli halkin âlim
  80. Ellezi ceâle lekum mineş şeceril âhdâri nârân fe izâ entum minhu tukidun
  81. Eveleysellezi hâlekas semâvâti vel erdâ bi kadirin âlâ en yahluka mislehum belâ ve huvel hâllâkul âlim
  82. İnnemâ emruhu izâ erade şey’en en yekule lehu kun fe yekun
  83. Fe subhanellezi bi yedihi melekutu kulli şey’iv ve ileyhi turceun

Yasin Suresi Türkçe Anlamı / Meali

  1. Yâ Sîn.
  2. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki,
  3. Sen elbette (peygamber) gönderilenlerdensin.
  4. Dosdoğru bir yol üzeresin.
  5. Kur’an, mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
  6. Ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için indirilmiştir.
  7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
  8. Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
  9. Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
  10. Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
  11. Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyanı ve görmediği hâlde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele.
  12. Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir.
  13. (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
  14. Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, “Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz” dediler.
  15. Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
  16. (Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.”
  17. “Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.”
  18. Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.”
  19. Elçiler de, “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz” dediler.
  20. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”
  21. “Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.”
  22. “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”
  23. “O’nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”
  24. “O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”
  25. “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!”
  26. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine) Cennete gir” denilince. “Keşke, dedi, kavmim bilseydi!”
  27. Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını.
  28. Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
  29. Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
  30. Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.
  31. Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
  32. Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
  33. Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
  34. Orada nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik, içinden sular fışkırttık;
  35. Onun ürünlerinden ve kendi elleriyle ürettiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
  36. Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.
  37. Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
  38. Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir.
  39. Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
  40. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
  41. Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
  42. Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
  43. Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.
  44. Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.
  45. Onlara, “Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin” denildiğinde yüz çevirirler.
  46. Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.
  47. Onlara, “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın” denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz” derler.
  48. “Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman gelecek?” diyorlar.
  49. Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
  50. Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
  51. Sûra üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
  52. Şöyle derler: “Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.”
  53. Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.
  54. O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.
  55. Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
  56. Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
  57. Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.
  58. Çok merhametli olan Rab’den bir söz olarak (kendilerine) “Selâm” (vardır).
  59. (Allah, şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!”
  60. “Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
  61. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?”
  62. “Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?”
  63. “İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir.”
  64. “İnkâr ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!”
  65. O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.
  66. Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu hâlde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
  67. Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.
  68. Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?
  69. Biz, o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.
  70. (Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kâfirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur’an’ı indirdik.
  71. Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
  72. Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
  73. Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
  74. Belki kendilerine yardım edilir diye Allah’ı bırakıp da ilâhlar edindiler.
  75. Onlar, ilâhlar için (hizmete) hazır asker oldukları hâlde, ilâhlar onlara yardım edemezler.
  76. (Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
  77. İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
  78. Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?”
  79. De ki: “Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir.”
  80. O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.
  81. Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.
  82. Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.
  83. Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah’ın şanı yücedir! Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.

RIZIK DUASI – 1

Cuma günleri okunacak dualar içerisinde Rızık Duaları da çok sevaptır.

Türkçe Okunuşu: Yâ Allahu, yâ Rabbi, yâ Hayyü, yâ Kayyûmü, Yâ Zel Celâli ve ikram.

Es’elüke bismikel azîmil-a’zami

Enterzukanî helâlen tayyiben

Alahümme in kâne rızkunâ fissemâi enzilhu

Ve in kâne fil ardi ezhirhu ve in kane ba’iden karribhu

Ve in kâne kâriben yessirhü

Ve in kâne kalîlen kessirhü

Ve in kâne kesîren ihfazhü bilbereketi

Türkçe Anlamı: Ya Allah, Ya Rab, ya Hayyü ya Kayyûm. Ya Zel Celali vel- İkram

Yüceler yücesi olan isminin hakkı için senden isterim.

Bana helâl rızık ver.

Allah’ım, eğer rızkımız semada ise onu indir

Eğer yerde ise onu çıkar

Uzakta ise onu yaklaştır

Yakın ise kolaylaştır

Az ise çoğalt. Çok ise onu bereketlendir. ‘’ÂMİN’’

RIZIK DUASI – 2

Türkçe Okunuşu: “Allahümme raddıni bi kazaike ve barik li fi ma kuddira li hatta la uhibbe ta’cile ma ahharte ve la te’hira ma accelte.”

Türkçe Anlamı: “Allah’ım beni hükmüne razı kıl ve bana takdir olunanda bereket ihsan eyle ki, ben senin geri bıraktığını öne almanı, öne aldığını geri bırakmanı istemeyeyim.”

Cuma Gününü İle İlgili Hadis-i Şerif

  1. “Özürsüz üç Cumayı kılmayanın kalbi mühürlenir, yani iyilik yapamaz olur.” (Hakim)
  2. “Cuma günü günah işlemeden selametle geçerse, diğer günler de selametle geçer.” (İmam-ı Gazali)
  3. “Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de Cuma günü ve gecesinde işlenilenden kötüsü yoktur.” (Ramüz)
  4. “Cumadan faziletli bayram yoktur ve o günkü iki rekat namaz, Cuma günü dışındaki bin rekattan efdaldır.” (Deylemi)
  5. “Cuma, fakirlerin haccıdır ve müminlerin bayramıdır ve gök ehlinin bayramıdır ve Cennette de bayram günüdür. Günlerin en iyisi, en şereflisi Cumadır.” (Ey Oğul İlmihali)
  6. “Cuma günü iyiliklerin hazinesidir ve güzel şeylerin menbaıdır.”( Ey Oğul İlmihali)
  7. “Cuma günü geldiği için sevinen bir mümine, kıyamete kadar her gün, o kadar sevap verilir ki, adedini Allahü teâlâ bilir.” (Ey Oğul İlmihali)
  8. “Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk ihsan edilir.” (Taberani)
  9. “Cuma gecesi Kehf suresi okuyan, Kıyamette, yerden göğe kadar bir nurla aydınlanır. İki Cuma arasında işlediği günahlar da affolur.” (Tergib)
  10. “Cuma gecesi iki rekat namaz kılıp, her rekatta bir Fatiha, bir Âyet-el Kürsi, 15 İhlas okuyup selam verdikten sonra bana bin salevat okuyan, beni rüyada görür.” (Şir’a)
  11. “Cuma günü sabah namazından önce, üç kere Estagfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh okuyanın, kendinin ve anasının ve babasının bütün günahları af olur.” (Tergib-üs-salavat)
  12. “Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cumayı farz kıldı. Adil veya zalim bir imam, başkan zamanında küçümseyerek veya inkâr ederek Cumayı terk edenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekatı, haccı, orucu ve hiçbir ibadeti kabul olmaz.” (İbn-i Mace)
  13. “Cuma namazı kılmak; köle, kadın, çocuk, hasta hariç, her müslümana farzdır.” (Ebu Davud, Hakim)
  14. “Bir Müslüman, Cuma günü gusül abdesti alıp, Cuma namazına giderse, bir haftalık günahları af olur ve her adımı için sevap verilir.” (Riyadun-nasıhin)
  15. “Cuma namazı kılmayanın kalbi mühürlenir, gafil olur.” (Müslim)

Kısa bilgi: cuma günleri okunacak dualar ile ilgili sizlere bir nebze de olsa faydamız dokunduysa ne mutlu bize. Okunacak Dualar listemizde mutlaka her gün okunması gereken bir çok dua var. Bir göz atmanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.